20 Temmuz 2026 itibarıyla adli tatil dönemi başladı ve 31 Ağustos 2026’ya kadar sürecek. Yeni adli yıl 1 Eylül 2026’da açılacak. Peki bu 43 günlük dönem, devam eden davanızı ve kaçırmamanız gereken süreleri nasıl etkiliyor? Hukuk, ceza ve idari yargıda farklı işleyen kuralları aşağıda özetledik.
Adli Tatil Nedir?
Adli tatil, mahkemelerin rutin işleyişine ara verdiği, her yıl aynı tarihlere sabitlenmiş bir dönemdir. Hukuk yargılamasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.102, ceza yargılamasında Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.331, idari yargıda ise İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m.61 bu dönemi düzenler. Bir “tatil” olsa da yargı tamamen durmaz; kanunda sayılan acil işler nöbetçi mahkemelerce görülmeye devam eder.
Hukuk Davalarında: Hangi İşler Görülür, Süreler Nasıl İşler?
HMK’nın 103. maddesi tatile rağmen görülmeye devam edecek işleri istisnai olarak sayar. Başlıcaları şunlardır:
- İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki korumalar,
- Her çeşit nafaka davası ile soybağı, velayet ve vesayet işleri,
- İş sözleşmesinden kaynaklanan işçi davaları,
- İflas, konkordato ve şirket/kooperatif yeniden yapılandırma işleri,
- Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davaları,
- Çekişmesiz yargı işleri,
- Kanunen ivedi sayılan ya da mahkemece ivedi görülmesine karar verilen işler,
Sürelere gelince, HMK m.104’e göre bir sürenin son günü tatile denk gelirse, süre adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır.
Ceza Davalarında: Soruşturma Durmaz, Süre Üç Gün Uzar
Ceza yargısında CMK m.331 uygulanır. Soruşturmalar, tutuklu işlere ilişkin kovuşturmalar ve ivedi işler tatilde de yürütülür; kişi bu dönemde gözaltına alınabilir, tutukluluğu incelenebilir. Bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtay yalnızca tutuklu ve hükümlü işlerini inceler.
Süre bakımından önemli fark şudur: Ceza yargılamasında tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin bitiminden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Bu, hukuk yargısındaki bir haftalık uzamadan kısadır; ceza dosyanızda istinaf veya temyiz süreniz tatile denk geldiyse elinizde yalnızca üç günlük ek süre olduğunu unutmayın.
Adli Tatilde Suç Duyurusu ve Şikayet: Adli Tatilde Savcılığa Şikayette Bulunulabilir mi?
Evet — ve şikayet için adli tatilin sona ermesini beklemek çoğu zaman hak kaybına yol açar. Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmak adli tatilden etkilenmez; soruşturma işlemleri (şikâyet, ifade alma, delil toplama) tatil süresince de yürütülür. Burada önemli bir uyarı var: Şikâyet için TCK’da öngörülen altı aylık süre, usul süresi değil bir hak düşürücü süredir. Adli tatilin süre uzatımı yalnızca istinaf, temyiz, itiraz gibi usul sürelerine uygulanır; hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri ise tatilde de işlemeye devam eder. Dolayısıyla şikâyet sürenizin son günü tatile denk gelse dahi süre uzamaz; başvurunuzu tatil bitimine ertelemeyin.
İdari ve Vergi Davalarında: Süre Yedi Gün Uzar
İdari yargıda bu döneme “çalışmaya ara verme” denir (İYUK m.61). Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri aynı tarihlerde ara verir; nöbetçi mahkeme yürütmenin durdurulması ve kanunen belli sürede karara bağlanması gereken işleri görür. Önemli bir istisna: bulunduğu ilde tek idare veya tek vergi mahkemesi olan yerlerde mahkemeler ara vermeden yararlanmaz, çalışmaya devam eder.
Süre bakımından idari yargının kendine özgü kuralı vardır: İYUK m.8/3 uyarınca, süresi ara vermeye denk gelen işlerde süre, ara vermenin bittiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzar.
Özetle: Üç Yargı Kolu, Üç Farklı Süre
Aynı takvime tabi olsa da süre uzamaları birbirinden farklıdır: hukuk davalarında bir hafta, ceza davalarında üç gün, idari ve vergi davalarında yedi gün. Dosyanızın hangi yargı koluna ait olduğunu karıştırmak, telafisi imkânsız süre kayıplarına yol açabilir.
Adli Tatilde Dava Açabilir, Dilekçe Verebilir miyim?
Evet. Yeni dava açmanın, dava veya cevap dilekçesi sunmanın ya da tebligat yapmanın önünde engel yoktur. İstinaf ve temyiz dilekçeleri de tatil süresince mahkeme kalemlerine teslim edilebilir.
Sonuç
Adli tatil, yargı için bir mola olsa da vatandaş için hak kaybı riski taşıyan hassas bir dönemdir. Üç yargı kolundaki farklı süre kuralları ve istisna işler karıştırıldığında sonuç, bir davanın süre yönünden reddine kadar gidebilir. Devam eden bir davanız veya yaklaşan bir süreniz varsa, tatil bitimini beklemeden bir avukatla durumunuzu değerlendirmeniz yerinde olacaktır.
Bu makale genel bilgi amaçlıdır; bireysel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Bireysel durumunuz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İlginizi çekebilecek diğer konular:
- Süresiz Yoksulluk Nafakasının İptali: AYM 2026 Kararı ve Hukuki Sonuçları
- Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davalarında Zorunlu Arabuluculuk
- 12. Yargı Paketi Resmi Gazetede Yayımlandı: Ortaklığın Giderilmesinde Satış, Belirsiz Alacak Davası, HAGB ve Dolandırıcılık Suçu IBAN Mağdurları
- Kira Tespit Davası Nasıl Açılır? Koşulları Nelerdir? Nasıl Sonuçlanır?
- Fonzi Fon Mağdurları 1: Tasfiye Süreci, Ödemeler ve Hukuki Yollar

