Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlandı. 16 Temmuz 2026’da kabul edilen ve 27 madde ile 1 geçici maddeden oluşan kanun; hukuk yargılaması, idari yargı, icra, ceza muhakemesi ve noterlik dâhil çok sayıda alanda değişiklik içeriyor.
Kanunun büyük bölümü yayım tarihinde yürürlüğe girdi. Danıştay Kanunu’na ilişkin 3. madde 23 Temmuz 2026’dan geçerli olmak üzere yayım tarihinde; Türk Medeni Kanunu’nun elektronik satış portalına ilişkin 11 ve 12. maddeleri ile e-duruşmada imzaya ilişkin 22. madde ise yayımdan üç ay sonra yürürlüğe girecek.
Miras Kalan Taşınmazlarda İlk İhale Artık Aile İçinde
Paketin en dikkat çekici düzenlemelerinden biri ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davalarına ilişkin. Miras yoluyla intikal eden ve üzerinde üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan taşınmazlarda, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verildiğinde ilk açık artırma yalnızca malik mirasçılar arasında yapılacak ve teklifin muhammen bedelin tamamını karşılaması gerekecek. İlk artırmada satış gerçekleşmezse ikinci artırma genel hükümlere göre herkese açık yapılacak.
Düzenlemeyle aile taşınmazlarının düşük bedellerle üçüncü kişilere geçmesinin önlenmesi amaçlanıyor. Belirtmek gerekir ki, bu değişiklik, yürürlükten önce ilan edilmiş artırmalara uygulanmayacak.
Belirsiz Alacak Davası Tarihe Karışıyor
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası tümüyle yürürlükten kaldırıldı. Bunun yerine kısmi dava açan tarafa, ıslaha gerek olmaksızın tahkikat sonuna kadar talebini bir kez artırma hakkı tanınıyor; artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılacak.
Özellikle işçilik alacakları ve tazminat davalarında yerleşik uygulamayı kökten değiştirecek bu düzenlemede kritik nokta şu: yürürlük tarihinden önce açılmış davalar eski hükümlere göre görülmeye devam edecek.
Dolandırıcılık Suçlarında IBAN’ını Kullandıranlara Özel Ceza İndirimi
Türk Ceza Hukuku alanındaki yenilik ise TCK’nın 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra. Buna göre dolandırıcılık suçlarında iştirak; banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri başkasına vermekle sınırlı kalması hâlinde ceza yarı oranında indirilecek.
Geçici madde uyarınca ceza hükmü henüz kesinleşmemiş olan kişilerin yani dosyası istinaf veya temyiz aşamasında olanların dosyaları yeniden karar için ilk derece mahkemesine gönderilecek; infaz aşamasındaki hükümlüler ise mağdurun zararını mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde gidermeleri hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecekler.
Bu düzenlemenin kamuoyunda “dolandırıcılık suçlarında IBAN mağduru” olarak anılan on binlerce kişinin dosyasını doğrudan etkileyebilecek nitelikte olduğunu belirtmek gerekir.Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Yeniden Düzenlendi
Ceza yargılamaları yönünden en kapsamlı düzenlemelerden biri de Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin beşinci ila on dördüncü fıkralarında yapılan değişikliktir.
En önemli yenilik kanun yolu bakımındandır: HAGB kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuru şekli kanunlaştırılmıştır. Bu yol, CMK’nın 272. maddenin üçüncü fıkrasında istinafa kapalı sayılan hükümler (hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen on beş bin Türk lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri, üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümleri ve kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler) bakımından saklıdır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar hakkında CMK’nın 286. madde hükümleri uygulanır. HAGB kararının Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi halinde temyiz yolu açıktır. HAGB kanun yolu başvuru incelemesi, karar ve hükmün usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıkları yönünden yapılır.
Mağdurun veya kamunun uğradığı zararı derhal gideremeyen sanık bakımından yeni bir imkân getirildi; zararın denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödenerek tamamen giderilmesi koşuluyla da HAGB kararı verilebilecek.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar; ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilecektir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir; itiraz mercii yalnızca bu fıkradaki koşullarla sınırlı bir değerlendirme yapabilir.
HAGB kararları kendilerine mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde kullanılabilir.
İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda HAGB uygulanmayacak.
Kanuni Faiz Oranının Belirlenmesi
Alacaklıları ve borçluları doğrudan ilgilendiren bir diğer değişiklik, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesinde yapıldı. Önceki düzenlemede kanuni faiz sabit bir oran üzerinden belirleniyor, bu oran Cumhurbaşkanı Kararı ile güncelleniyordu; 1 Haziran 2024’ten bu yana yıllık yüzde 24 olarak uygulanmaktaydı.
Değişikliğin arka planında T.C. Anayasa Mahkemesi’nin 22.07.2025 tarihli kararı bulunmaktadır. Yüksek Mahkeme, kanuni faizi sabit bir orana bağlayan bu hükmü sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal etmiştir. İptalin temelinde, yüksek enflasyon ortamında sabit kalan bir faiz oranının alacağın gerçek değerini korumaya elverişli olmaması ve bunun alacaklının mülkiyet hakkını zedelemesi yatmaktadır. Nitekim uygulamada, yargılamanın uzun sürdüğü dosyalarda alacaklı davayı kazansa dahi hükmedilen tutarın alım gücü bakımından ciddi biçimde eridiği görülmekteydi. Öte yandan sabit oranın Cumhurbaşkanı Kararı ile güncellenmesine bağlı sistem, güncellemeler arasında geçen sürelerde piyasa koşullarının gerisinde kalmaya elverişliydi.
Yeni düzenlemeyle sabit oran uygulaması sona erdi. Kanuni faiz artık Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanacak. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olacaktır.
Uygulamada bu, faiz alacaklarının piyasa koşullarına endekslenmesi anlamına gelir. Devam eden bir icra takibiniz veya alacak davanız varsa, faiz hesabınızın hangi döneme hangi oranın uygulanacağı bakımından yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.
Vekâlet Ücreti ve Yargılama Giderinde Temyiz Yolu Kapatıldı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesine eklenen fıkrayla, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararın yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması hâlinde temyiz yoluna başvurulamayacağı düzenlendi. Aynı maddede, kabul veya reddedilen kısmın parasal sınırın üzerinde olması koşulu ile bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın parasal sınırı geçmemesi hâlinde temyiz yolunun kapalı olacağı da hükme bağlandı.
İdari yargıda da benzer bir düzenleme yapıldı. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesine eklenen fıkrayla, bölge idare mahkemesinin kaldırma üzerine yeniden verdiği kararlar otuz gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilecek; ancak sadece vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kararlar bu yolun dışında tutuldu. Tek hâkimle görülen davalar, Çiftçi Mallarının Korunması, taşınmaz zilyedliğine tecavüzün önlenmesi ve yabancılar mevzuatından kaynaklanan davalar da temyiz kapsamı dışındadır.
Pakette Başka Neler Var, Neler Yok?
Pakette ayrıca; duruşmalar arası sürenin kural olarak üç ayla sınırlanması, e-duruşmaya uzaktan katılanlar bakımından elle atılan imza zorunluluğunun kaldırılması, vesayet altındaki kişilere ait malların elektronik satış portalında satışı, idari yargıda tek hâkimle görülecek davaların genişletilmesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ceza Genel Kuruluna itiraz süresinin CMK’nın 308. maddesi uyarınca üç ay olarak belirlenmesi ve genetik inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılarak kaydedilmesi ile belirli sürelerin sonunda imhası gibi çok sayıda başlık yer alıyor.
Pakette Yer Almayan Düzenlemeler: Buna karşılık kanunda genel af, toplu tahliye veya kapsamlı infaz indirimi bulunmuyor; icra öncesi idareye başvuru zorunluluğu ise Genel Kurul görüşmelerinde metinden çıkarılmıştı.
Sonuç
12. Yargı Paketi; miras, icra, medeni usul, idari yargı ve ceza yargılamasına dokunan geniş kapsamlı bir değişiklik. Ancak her düzenlemenin yürürlük tarihi ve geçiş hükümleri farklılık gösteriyor. Devam eden bir davanız varsa veya bu değişikliklerin somut durumunuza etkisini öğrenmek istiyorsanız, dosyanıza uygulanacak geçiş hükmü ışığında bir avukatla değerlendirme yapmanız hak kaybını önleyecektir.
Bu makale genel bilgi amaçlıdır; bireysel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Bireysel durumunuz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İlginizi çekebilecek diğer konular:
- Çalışanların Kişisel Verileri: İşverenin KVKK, İş Hukuku ve Cezai Sorumluluğu
- Piyasa Dolandırıcılığı Suçlarında Etkin Pişmanlık: Kanuni Boşluk Yorumu
- Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davalarında Zorunlu Arabuluculuk
- Kentsel Dönüşümde Müteahhitle Yapılan Arsa Payı Karşılığı Sözleşmelerde Gözden Kaçan Riskler
- Adli Tatil Başladı: Hangi Süreler Durur, Hangi Davalar Görülür?

